Ve sessizlik çöktü kuytu ormana.
Temas ettiklerimizin hüzünlü vedası, bir süre sonra elbet sona erdi.
Son kişiye el sallayınca alkışlar sustu.
Hoşça kal buselerinin değdiği yerde kurudu izler.
Kaybettiğin yerde bulunamadı eski değerler.
Tatlı verilen sözler, arka odanın sırları,
beyinde dalgalanan sinir kasılmaları ve ardından gelen delirmeler…
Sessizlik çöktü artık.
Ve yerini bir adıma bıraktı.
Adım adım ilerlenecek şimdi,
Yeni ekilen tohumlar arasında yeni merhabalar.
Filizlenecek güven,
yeni buseler,
büyüyecek yeni bir orman.
Ve elbette,
yeni ihanetler ile yeni sevgiler.
Tutulacak sözler,
ödenecek daha büyük bedeller.
Bilmek yaşanacak olanı bir ceza mı?
Sonu yangınla bitecek olsa da büyütmek mi ormanı?
Yoksa ihaneti seçmek mi —
verilen tüm değerlere sırt dönmek?
Adım atmak her noktaya,
nefes vermek her ortama,
temas etmek yeni bedenlere,
göz yummak karanlıkta ve aydınlıkta olacaklara.
Bir tohumun amacı mıdır tüm bunlar?
Yeni bir orman uğruna.